
Kalemin ucunu kağıda değdirmek ne zor...İçimi, dışımı, yaşadıklarımı, ağrılarımı, çevremi, çılgınlıklarımı...hangisini paylaşmalıyım bilmiyorum. Aslında sıkıntılar bitsin öyle yazayım diyorum, öylede ömür biter :) git-geller, gel-gitler arasındayım. Tamı tamına bir ikizler yükselenide yay birisi olmanın zorluklarını yaşıyorum :) Hep "neşe doluyo insan" modunda kalmak istiyorum. Ama bu narin vücudum buna izin vermiyor. Aft'larla başım fena halde dertte, asık suratlı biri oluyorum, aynalara küstüm resmen..Bıraksalar pijama ile işe gidicem. Öyle balta girmemiş ormanın birinde 24 saat uyumak istiyorum. Uyanırsam hala yaşıyorum demektir :)) Birde patronsuz bir yaşam istiyorum, ama para da kazanayım. Bi işim olsun, benim olsun, o iş bana büyük zevk versin, bişeyler üreteyim, herkes bayılsın, bende geçimimi böyle sağlıyayım :) nasıl ? Penguen dergisinde okudum " Hayatınızın anlamı işinizse, çok büyük yanlışlardasınız" diyordu. Çok büyük anlamlar yüklersem işime, hayatımın tamamını etkiliyor, olumsuz geçen hergün suratıma, ruhuma yansıyor. Ben bu güzel hayatımı psikolojisi bozuk patronlu bir şirkete hizmet içinmi geldim, hayırrrr ;) Gerçi işe gitmezsem hayatımı sürdüremem, her türlü etkilenen varlık benim :)) Ama en güzeli huzur dolu bir işyeriniz ve sevdiğiniz bir iş yapıyorsanız, o hayatın havasından geçilmez..Benim de birgün olacak inanıyorum ;)
Mutlu Kalın...